0446 223 69 69

Sosyal Medyada Biz}

HİPNOTERAPİ
Hipnoterapi Erzincan Psikolojik Destek ve Danışmalık Vecdi ŞİLTU

ÖZGÜVEN

ÖZGÜVEN

ÖZGÜVEN

Günlük yaşantısında, arkadaş ortamında, ilgi duyduğunuz kişi ile olan ilişkilerde hatta günlük yaşantımızda özgüven kullandığımız özelliklerin belki başındadır. Bireyin özgüvene sahip olduğunu genelde vücudun duruşu ve göz kontağı kurmasındaki becerisinden, ses tonundaki tonlamadan anlaşılır. Kendinden emin yürür ve cümleleri profesyonelce kullanır. Özgüveniolan insan genellikle konuşurken daha akıcıdır, vücudu ve sesi titremez, başkasının kendisini onaylamasını veya beğenmesini beklemez. Eleştiriye açıktır, hatasını kabul eder ve onu düzelmeye çalışır, hatanın küçük düşürücü değil , kendisini geliştirmede bir fırsat olarak görür. Özgüveni olan insan mükemmel olan ya da kendisini kusursuz sanan insan değil tüm kusurlarını bilip kendini kusurlarıyla kabullenen ve bunları takıntı yapmayan ve eksiklerini elinden geldiğince tamamlamaya çalışan bireydir.

Neden bazı insanların özgüvenleri umursamaz da bazı insanların ne kadar başarılara veya ne kadar güzelliğe sahip olurlarsa olsun hep bir özgüven problemi vardır? hiç düşündünüz mü? Bunu şöyle anlatalım; genellikle unuttuğumuz yıllarda gizli olabilir. İlk doğduğundan bebek ve annesi ya da bebeğe bakan kişi arasındaki ilişki ilerde özgüvenli insan için ilk özgüvenin geliştiği evredir. Bunu BowlbyBağlanma kuramı ile açıklar. Bu kurama göre bebeğin doyurulması, bezinin değiştirilmesi ve dokunsal temasın kurulması gibi bebeğin temel ihtiyaçları, doğduğu andan itibaren yeterli şekilde bakım veren tarafından karşılanması, annenin bebeğe sevgi, şefkat ve yeterli bakımı göstererek bebeğin duygusal ihtiyaçlarını da doyurması bebek için güvenli bir ortam algısını oluşturuyor. Bu durumda özgüvenin tohumlarının da atıldığı düşünülüyor. Sevgi ve ilgi bebekte sevilmeye değer olduğu algısının gelişmesini sağlıyor. Yine çocukluk yaşlarında belirli şartlarda sevildiğini hisseden ve bu şartlar gerçekleşmez ise sevgisizlik ve ilgisizlikle cezalandırılan çocuklar bir hata yaptıklarında bunun bir felaket ve sevgisizliğe yol açabileceği inancını pekiştiriyorlar. Dolayısıyla ancak ve ancak kusursuz olabilirlerse sevilip onaylanabilecekleri fikrini geliştiriyorlar’’.

Özgüveni az kişilerin genel olarak bebeklik dönemlerini çoğunlukla eleştirilen, farklı bireylerle karşılaştırılan, farklı bireyler tarafından dışlanan, ihmal ya da terk edilen çocuklar olduğunu psikologlar olarak düşünmekteyiz. Bu davranışlara birden fazla birey tarafından maruz bırakılırsa ilerde daha kötü sonuçlar doğurabilir.

ABD ‘ de yapılan bir çalışmaya göre; Çiftlere “özgüvenle ilgili sen kendini nasıl görüyorsun?Peki eşin seni bu konuda nasıl görüyor?”gibi sorular sorulmuştur . Özgüveni fazla insanların bu sorulara yanıtı;eşlerinin kendilerini daha iyi anladığını belirtmişlerdir

Özgüvenmevzusukarşı cinsle olan ikili ilişkilerde sıklıkla ortaya çıkar. Özgüvene sahipkişilerin ne isteyip ne istemedikleri, beklentilerini ilişkilerinde açıkça ve saldırgan olmadan kendilerini ifade edebiliyorken özgüveni az insanlar ifade zorluğu çeker. Sinirlenen ve sinirini kontrol edemeyen insanların da özgüven ile ilgili sorun yaşadıkları ve bu bireyler kendilerini hakarete uğrayacak ve hazır oldukları, budan dolayı her şeyi her koşulu benimseyip hakarete uğruyormuş hissine kapıldıkları bilinmektedir.

 

 

Unutmamalıyız ki çocukluk dönemi nasıl olursa olsun özgüveni az olmak kişinin kaderi değildir. Ayrıca çocukluk dönemini iyigeçirmiş kişilerin de psikolog seanslarında özgüveni az sanmaktan yakındıklarına rastlamaktayız. Bunun nedeni hayatı boyunca yaşanan ve bireyin kendini kötü, küçük düşmüş gibi hissetmesine neden olan travmatik hatıra sonucu olabilir. Buzamanlarda bireyde sevgisizlik, yetersizlik, beğenilmeme gibi duygular düşününe bilir bireyler.Nedeni ne olursa olsun bireye hasıl, uygun bir terapi desteği ile özgüveni geliştirmek mümkündür. Özgüvensorunu eğer travma kaynaklı değil de çocukluk ya da bebeklik dönemi kaynaklı görünüyorsa Psikanalisttik terapi iyi bir seçenek olacaktır. Ancak sonradan oluşmuş ve kökeninde bir travma bulunuyorsa EMDR ya da bilişsel terapi gibi tekniklerle sonuç almak olasıdır.

ÇOCUKLARINIZA ÖZGÜVEN SAĞLAMAK İÇİN 11 ALTIN KURAL

1-Var olmasının sizin için değerini ona gösterin sizin için onların ne kadar değerli olduğunu onlara hissettirin . Sizin onu ne kadar sevdiğinizi gösterin ve bu sevginin onun başarılarıyla ilgi olmadığını ona gösterin belli edin.

2- Kendilerine olan özgüvenleri zedelendiğinde onlarla ilgilenin.
Özgüvene sahip olmak kendini beğenmek yada kibirli olmak değildir. Özgüven sadece kendine tanımanın vermiş olduğu rahatlık ve mutluluktur. Bir şeyi başarınca şımaran , kibirli davranan ve bu tarz davranışlar sergileyen çocuğun kendisine olan özgüveni azdır veya düşüktür.

3- Evladınıza kendini tanıyıp özgüven sağlamasında yardımcı olun.
Evladınızın kötü yönlerini görmezden gelmeyin, dürüst olun, ama onu başkasıyla karşılaştırmayın veya eleştirmeyin. Onlara kendi eksiklerini ve kusurlarını kabullendirmeye çalışın. Ondan sonra onların kuvvetli ve iyi yönleriyle gurur duymalarını sağlayın.
Çocuklar kendilerindeki eksiklikleri ve kusurları kabullenmelidir.

4-Çocuğunuzun yeteneklerini göstermesine yardımcı olun ve onları ortaya çıkamasında yol gösterin.Her çocuk farklıdır ve her çocuğun kendine özgü iyi olduğu bir yer vardır. Evlatlarınızın iyi oldukları işler konusunda eğitim almasını sağlayın. İyi oldukları yerlerini göstermelerinde ve gösterdiklerinde onlara gurur duyduğunuzu gösterin ve onlarında kendilerinden gurur duymalarını sağlayın.
5-Evlatlarınızın yaptığı işleri sizin de sevdiğinizi ve o işlerin sizin içinde değerli olduğunu onlara gösterin. Katıldığı etkinlikleri ve ilgi duyduğu şeyleri sorun, bu etkinliklere sizde katılın ve onlara destek verin. İlgi duyduğu işlerle ilgili araştırma yapın ve araştırmalarınızı onlarla paylaşın. Onlara onlarında keyif alacağı etkinlikler önerin bu etkinlikler onları geliştirebilecek şeyler olmasına özen gösterin. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarsanız, kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır

 

 

 

6-Yaşadığınız ortamda herkesin birbirine güvendiği bir ortam oluşturun. Evde herkes duygularını, düşüncelerini, sevgilerini, başarı yada başarısızlığı, hayal kırgınlığı gibi sorunları birbiriyle paylaşmasını sağlayın. Bu tarz konuları aile fertleriyle paylaşa bilen çocuklar özgüvenli olurlar. Bu çocuklar duygularını dışarıda da rahatlıkla ifade edebilirler.”Söylediğin kadar da kötü değilmiş” ya da “Geçer canım merak etme” şeklinde cevap verme yerine, onların duygu ve düşüncelerini ciddiye alın.
7- Çocuklarınızın sizin davranışlarınızı örnek aldığını unutmayın. Çocuklarınıza, onlarda nasıl davranışlar istiyorsanız onları zorlamak yerine sizin o davranışları sergileyip sizi örnek almasını sağlayın. Onlarda görmek istemediğiniz davranışları siz sergilemeyin. Kızıp onlara bağırıp çağırmanızı onlar şiddet olarak nitelendirecektir. Kendisi de kızında sözlü veya fiziksel şiddet uygulamanın normal bir davranış olduğunu düşünüp kendisi de uygulayacaktır.
8-Evladınızdan bekletiniz onun seviyesinde olsun, onu aşacak bekletilerden kaçının.
Her çocuğun kapasitesi ve yapısı farklıdır, belirli bir seviyesi vardır. Onun her şeyi yapabileceğini düşünüponlara yüklenince işin sonunda yapamazlarsa hem onlar hemde siz hayal kırıklığına uğrarsınız. Ulaşabileceği hedefler verip onunda başarılı bir birey olmasını sağlayabilirsiniz
9- Onlara yapabilecekleri sorumluluklar verin.
Bu şekilde kendisine güveni artar ve verilen diğer sorumluluklarda kazınmaz kendine güvenir ve hepsini yapar

10-Ne yaparlarsa yapsınlar onları sevin ve güvende olduklarını hissettirin.
Onları disipline edin ana hiçbir zaman sinirle yapmayın her zaman şefkat gösterin katı kurallar koymayın onların uyabileceği kurallar seçin. Onları disipline etmek için katı kurallar koymayın ceza verme şeklinde olmasın. Çocuklar adaletsizlik olduğunu iyi bilirler. Onların güvenini boşa çıkarmayın.
11- Onlarla ilgilenin ve onlarla vakit geçirin.
Beraber yapabileceğiniz faaliyetler bulup onlarla ilgilenin ve onlarla birlikte zaman geçirin.

24 Ağustos 2016

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN