0446 223 69 69

Sosyal Medyada Biz}

HİPNOTERAPİ
Hipnoterapi Erzincan Psikolojik Destek ve Danışmalık Vecdi ŞİLTU

Hipnoz

Hipnoz

Hipnoz

Hipnozterimi hemen hemen hepimizde karşımızdakini etki altına alma, onu kontrol etme gibi bir açıklama uyandırıyor. Hangimiz hayatımızda en az bir kez bile olsa karşımızdaki hipnoz etmeye çalışmadık ki! İzlediğimiz dizilerde, filmlerde de hipnotize olayına çoğumuz rastlamışızdır. Hatta tüm konuyu hipnoz üzerine kuran filmler bile var. Peki bu hipnozterimi sizde nasıl bir etki uyandırıyor?

Birçok insan hipnozun doğru olamadığına inanmaktadır. İlk zamanlarda da olduğu gibi hipnozun büyücülük olduğunu düşünenler bile olabilir. Ama bu düşünce doğru değildir,  Hipnoz gerçektir ve mantıksal bir açıklaması da vardır. Her insan , hayatını normal olarak “Bilinci” ile yönetir. Yaptığınız hareketler bilinç ile yapılmaktadır. Aslında günlük hayatımızda da birçok kez hipnoz olduğumuzu biliyor muydunuz? Araba sürerken gireceğimiz kavşağı kaçırmak, bir düşünceye dalmışken yanımızdakinin ne söylediğinin farkına varamamak gibi bir çok olayda hipnoz oluruz. Peki hipnoz sandığımız kadar kolay mı ? . Hipnozuntam anlamıyla ne demek olduğunu biliyor muyuz ? Herkes hipnozolabilir mi  ?Hipnozteknikleri nelerdir?  Hipnoz etmekhakkında bunlara benzer aklınızda birçok soru olabilir.Bu makalemizde bu soruların birçoğuna yanıt bulacağız.

 

Hipnoz Nedir?

Hipnoz uyku veya uyku ile uyanıklık arasındaki evredir diyebiliriz. Hipnoz kişinin bilinçaltına işlenmiş olayların veya bilinçli olarak unutulmaya çalışılan olayların dışa vurumudur. Hipnoz kişinin itaatkar bir hal almasını sağlar. Hipnoz olan kişi uyandığında hiç bir şey hatırlamaz. Bu yüzden günümüzde ki hipnoz olaylarında kayıt  yöntemine başvurulur. Hipnoz ve özellikle hipnoz sırasında yapılan telkin, unutulmaz veya Freud’un tabiriyle bilinçaltına bilerek itilmiş olayları meydana çıkarmak için bir ruhsal analiz aracı olarak kullanılır. İnsanların bir kısmı hipnozun sadece bir hileden ibaret olduğuna inanıyorlarken, diğer kısım ise hipnozun sigarayı bıraktırmaya, kekemeliğe çare olduğuna inanırlar. Bir kısım insanda hipnozu çok tehlikeli görürler ve ondan uzak durulması gerektiğini düşünürler.

Pekihipnoz yapabilmek için ne gibi şartlar gerekli? Hipnoz yapabilmek için öncelikle yetenek sahibi olmalısınız. Hipnoz yapacak kişi otorite sahibi olmalıdır. Karşıdakini etkileyebilme yeteneğine sahip olmalıdır. Hipnozun ikinci şartı yorgunluktur. Kişinin dikkat devamlılığı olmak zorundadır. Kişinin Parlak bir noktaya baktırılması,  uzun seslerle etki altına alınması gibi birçok yöntem vardır. Hipnotize olurken ani zihin yorgunlukları doğabilir. Üçüncü şart ise heyecandır. Heyecan bir çok kez  büyük bir karışıklığı meydana getiren aksaklıklardan üremiş  doğal uyurgezer durumlarının  çoğuna karışır. Enseye tokat atarak, başı hızlı ve sert biçimde sola  sağa çevirmek, başı şiddetli bir şekilde geriye doğru çevirmek  bildiğimiz heyecanlandırma ve zihinsel dengeyi bozma yöntemleridir. Dördüncü şartımız ise eğilimlerin gelişmesidir. Hipnozun oluşabilmesi için hipnoz edilen kişinin çöküşü anında, hipnotizm ile herhangi bir ters düşümü mümkün olmayacak, herhangi bir konuda konuşma kısıtlaması olmayan,  kendisini hipnotize eden kişiyi dinleyen, ve onunla konuşmaya izin veren eğilimler olması gerekmektedir.  Daha önceden hipnoz edilmiş bir kişinin bir sonraki hipnozlarında kolaylık yaşanması adına, bu durumun gelişmesi önemlidir. Beşinci ve son şartımız ise çökmedir. Çöme hipnotik halin en önemli nedenidir. Bilincin yani kişisel şuurun heyecan ve yorgunluğun etkisi ile birlikte zihin halininin durmasıdır.

Kimler Hipnoz Edilebilir?

Her insanı hipnoz etmek mümkün değildir. Ancak bazı doktorların hipnoz yöntemleri erkesi hipnoz etmede başarılı olmuştur .ÖrneğinDr. Erricksonherkesi hipnoz etmede başarılı olan birisidir. Bunun yanında bazı insanlar hipnoza yatkınlıkgösterir. Hatta bu durumu çözmek için bazı testler de vardır. Bir kişinin hipnoz olmaması için belirli hastalıklarının olması gerekmektedir. Örneğin herhangi bir doktor astım hastasını hipnoz etmekte zorlanabilir belki de hipnoz edemez. Çünkü astım hastasıbirinin nefes kontrolünde sıkıntı olacağı için hipnozda başarısız olunabilir. Ama Uygun hipnoz tekniklerikullanıldığı taktirde hemen hemen her insan hipnoz edilebilir.

Hipnozun Yan Etkileri Var mıdır ?

Hipnozun yan etkileri kullanım alanlarına göre farklılık gösterse de bunu anlamanın tek ve en önemi yolu bilimsel araştırmalarabakmaktır. Farklı yıllarda ki uygulayıcıların incelemelerine ve hipnoz araştırmalarında denekler üzerindeki anket incelemesi sonucu bir sonuca varılmıştır.

UYGULAYICILARIN İNCELEMELERİ

 

Averback (1962) yaptığı anketle 828 psikiyatristi inceledi ve hipnoz uygulaması hakkında kaygılarını belirten 120 doktordan hipnoz kullanımıyla aynı zamana gelen 210 ters etki ortaya çıkardı. Sürekli rapor edilen psikotikdekompansasyon (N=119) diğer çalışmalardan belirgin şekilde yüksekti. Ancak bu, diğer zorluklar profesyonel yardım gerektirmeyebilirken, bu zorlukların tedavi için bir psikiyatriste gönderilmesinden kaynaklanmış olabilir.

Levitt ve Hershman (1962) en önde gelen iki Amerikan Hipnoz Birliğinin üyelerine postalanan 2500 anketten 866’sına karşılık aldı. Gelen yanıtların 301’i hipnotik müdahalelere ‘alışılmışın dışında tepkiler’ bildirdi, bunların en yaygın olanları: anksiyete, panik, depresyon (%9,63); başağrısı, kusma, baş dönmesi, bayılma (%4,98); ağlama ve histeri (%2,99); ve overt psikozlar ‘dır(%1,66). Bu çalışma pek çok metodoloji problemi içerdiğinden sonuçlarını yorumlamak zordur.

Judd, Burrows ve Dennerstein (1985), Avustralya Hipnoz Birliğinin 1086 üyesinin katılımıyla yaptıkları ankette, alınan 202 yanıttan 88 ters etki bildirdiler. Yine sorunların en yaygın görülenleri; panik ve anksiyete (%60); bağımlılık (%28), transı sonlandırma zorlukları (%28) ve kötüleşen veya hızlanan psikozlardı. (%15)

 

HİPNOZ ARAŞTIRMALARINDA DENEKLER ÜZERİNDEKİ ANKET İNCELENMESİ

 

Hilgard, Hilgard, ve Newman (1961), hipnoza yatkınlığı Stanford Hipnotik Klinik Skalası (SHSS) ile test ettikten sonra 220 deneğin %8’inin kısa süreli başağrısı, başdönmesi ve bilinç bulanıklığı bildirdiklerini buldular. Hilgard’ın (1976) hipnoza yatkınlığı SHSS kullanılarak test edilen 120 denekteki olumsuz etki çalışması, %15’i olumsuz etkileri bir saatten uzun bir süreçte deneyimlerken, %16’sının kısa süreli olumsuz etkiler gösterdiğini ortaya koydu. Crawford, Hilgard ve MacDonald (1982) Harvard Grup Hipnotik Klinik Skalası (HGSHS) uygulandıktan sonra bildirilen olumsuz etkileri, daha fazla bilişsel materyalin kullanıldığı Stanford Hipnotik Klinik Skalasıyla (SHSS) karşılaştırdılar. HGSHS kullanımı 107 deneğin %5’inin olumsuz olaylar raporlaması ile sonuçlandı, %1’i bunun bir saatten fazla sürdünü bildirdi. Aksine SHSS kullanımı, deneklerin %29’unun olumsuz etkiler bildirmesi ile sonuçlandı, bu etkilerin %12’si bir saatin üstündeydi. Hipnoza daha yatkın öznelerde daha fazla bilişsel çarpıtma bulunma eğilimi vardı. Brentar ve Lynn (1989) HGSHS kullandığı 240 deneklik bir çalışmada bu bağlantıyı destekleyemediler.

Echterling ve Emmerling (1987) ‘hipnoz sahne şovu’na katılmış 105 öğrenciyle görüştü. Bu deneklerden %33’ü, genelde geçici olmakla beraber olumsuz olaylar bildirdi. Misra (1985) ‘sahne hipnopzu’na katılan 2000 katılımcıdan 16’sının olumsuz etkilerden sözettiğini bildirdi ve yine bu etkilerin çoğu geçici bir yapıdaydı. Crawford, Hilgard ve MacDonald (1992) ‘eğlence’ ortamında hipnoza katılan denekler üzerindeki araştırmalarında, çalışmaya katılanların yaklaşık üçte birinin, genelde geçici olmakla beraber, ortadan şiddetliye yan etkiler bildirdiğini raporladılar. Anksiyete ve bilinç dağınıklığı raporlanan olumsuz etkiler içinde belirgin sayıdaydı.

 

SONUÇ

 

MacHovec (1986, 1988) eleştirilerinde hipnozun ters etkilerine dair, %50’si klinik ortamda meydana gelen, 86 vaka örneği bildirdi ki bunların %25’i araştırma ortamında ve %25’i ise sahne gösterisi sonucunda ortaya çıkmıştı. Genelde hipnozun orta dereceden şiddetliye varan ard etki riskinin, araştırma ve klinik örneklerde %7; sahne gösterisiyle ilgili olanlarda ise %15 olduğu sonucuna vardı. Hipnozun komplikasyonlarıyla ilgili değerlendirmesi, hipnozun yan etkileriyle ilgili klinik ortamda olandan daha az rapor edildiğini kaydederek başlamıştır. Bu, çoğu klinik uzmanın yan etkilerle karşılaştığında onlarla terapi becerilerini kullanarak başa çıkması ve bu nedenle sorunların kısa ömürlü olması nedeniyle olabilir. Komplikasyonlar üzerindeki ikinci eleştirisinde MacHovec (1988) daha önce böyle bir problemi olmayan katılımcılar tarafından bildirilen 48 yan etki semptomunu listeledi.

Eğer hipnozu değiştirilmiş bilinç durumu ve bir ikna edici iletişim şekli (Yapko, 1992) olarak kabul edersek, o zaman böyle bir zarara sebep olabilen bizzat hipnozun kendisi değildir, ama hipnoz süreciyle alakalı olan iletişim, hipnozun oluştuğu bağlam ve verilen telkinlerin yönetilmesindeki yeterliliktir (kullanılan telkinlerin uygunluğu, telkinlere veya duruma ilişkin bireysel istenmeyen çağrışımlar, ve telkinin yeterli bir şekilde sonlandırılmasında başarılı olamamak). Yapko’nun (1992) belirttiği gibi, bu tedaviye aykırı olabilen diğer deneyimlere irade dışında yönelen çağrışımlardır.

Ters etkilerin riskleri ruhsal hastalıklar, daha önce çözümlenmemiş duygusal travma ve hipnoza yatkınlık gibi öznel özelliklere bağlanabilir. Ters etkiler ayrıca hipnoz uygulayan kişinin, risk altındaki kişileri gözlem eksikliği, rahatsızlıkların yanlış teşhisi, muğlak telkinler, uygunsuz müdahaleler, etkisiz trans sonlandırma ve yetersiz bilgilendirme gibi özelliklerine de bağlanmıştır.

Klinik ve araştırma yazınını gözden geçirmek bizi şu sonuçlara ulaştırır:

  1. Hipnozun klinik veya diğer ortamlarda kullanılmasında doğabilen ters etkileri vardır.
  2. Çoğu ters etkiler geçici ve orta derecede ıstırap verici iken, psikotikdekompansasyon, depresif ve panik tepkiler ve intihara teşebbüs gibi ciddi sağlığa zararlı etki ihtimali/potansiyeli de vardır.
  3. Bu sağlığa zararlı etkilere hipnozun bizzat kendisinin neden olduğuna dair hiç bir kanıt yoktur. Ters tepkiler hastanın varolan hassasiyetlerinden, terapistin psikoterapik problemlerle başa çıkmadaki tecrübesizliğinden, uygun olmayan telkinlerin ve metaforların kullanımından, istenmeyen tedavi dışı telkinlerin bırakılmasındaki yetersizlikden, hastayı tamamen yönlendirmede eksiklikden ve hastayı yeterli şekilde bilgilendirmedeki başarısızlıktan kaynaklanabilir.
  4. Bu problemlerin ortaya çıkması, eğer bağlam bu problemlerle yeterince ilgilenmey olanak vermiyorsa (sahne gösterilerinde olduğu gibi) veya eğer uygulayanın eğitim ve tecrübesi ortaya çıkan problemleri çözmesi için yeterli değilse (hipnoz ve psikolojik işlev alanlarında yetersiz eğitim) daha olasıdır.
  5. Uygun düzeyde psikolojik ve klinik eğitimden yoksun olan profesyonel eğitim görmemiş uygulamacılar ters reaksiyonlarla daha büyük olasılıkla karşılaşır ve bunlara sebep olurlar. Terapik olarak onlara karşılık verebilmeye ve hastanın bu yan etkiden kurtulmasını sağlamada daha yetersizdirler.
  6. Hipnoz uygulaması belli bir düzeyde bilgi ve beceri kullanmayı ve hitabedilen problemle ilgili terapi yaklaşımları üstüne denetlenen bir eğitim gerektirir. Çoğu uzmanlık, üyelerinin sadece uygun eğitimi aldıkları alanlarda tedavi sunmalarını gerektirir. Hastanın korunması bu sınırlamalara riayet edilmesini gerektirir.
  7. Hastanın, uygulayanın yeterli anlayışa sahip olmadığı tedavi yaklaşımlarına konu olmamasını sağlamak için yeterli eğitim ve yetkilendirme prosedürlerinin yerinde olması gerekir.
  8. Halkın korunması için, yüksek tehlike ortaya çıkaran bağlamlarda hipnozun kullanımının kontrol edilmesi veya engellenmesi gerekir. Karşı iddialara rağmen, sahnede hipnoz uygulamalarını takiben rapor edilen önemli sayıda ciddi yan etkiler vardır.

Transın oluşturulduğu bağlam bazı problemler ortaya çıkartabilir. Eğer bilişsel işleyişteki değişimlerin herhangi biri, kişinin kendi güvenliğini sürdürmesi için yapması gereken şeye engel olursa, o zaman zararlı olabilir. Hipnotik durumu kolaylaştıran uygun olmayan çağrışımlar veya bilişsel fonksiyonunun her zamanki haline geri dönmeyi başaramamak, eğer kişi tam bir dikkat gerektiren bir durumda ise potansiyel olarak risk olusturabilir. Bu etkiler hipnozun bizzat kendisinin bir sonucu değil, ancak bazı potansiyel olarak riskli bağlamlarda hipnotik dikkat değişikliğini kolaylaştırabilen belirtileri farketmedeki başarısızlığın sonucudur. Benzer şekilde, hipnoz edilen kişiyi bilişsel fonksiyonunun normal durumuna geri döndürmeyi başaramamak hipnozun bir problemi değil, ama uygulanışının problemidir.

 

Hipnozun Kullanım Alanları

Duygu ve düşüncelerimiz hayatımıza yön veren unsurlardır. Duygu ve düşüncelerimizi yapılandırdığımızda tüm sorun alanlarında, istediğimiz olumlu sonuçları almaya başlarız. Farkına varmalıyız ki, duygu ve düşüncelerimiz; hormonlarımızı, biyo – kimyamızı, etki altına  alan güçlü enerji birimleridir. Hipnozbir çok alanda kullanılıyor. Bunun sebebi ise hipnozun, zihinsel ve duygusal bir dönüşüm aracı olarak bilinçaltında ki zihini etkileyebilme gücünde yatar.

Aşağıda hipnozun kullanıldığı bazı alanlar yer almaktadır.

1.Eğitim ve Akademik Alanlarda

  • Ders çalışırken dikkat dağınıklığını önleme ve konsantre olma
  • Sınav anında oluşabilecek stres gibi faktörleri daha verimli kontrol edebilme
  • Konsantrasyonu uzun sürdürebilme
  • Ders çalışırken dikkat dağınıklığın önleme ve konsantre olma
  • Sınav anında oluşabilecek stres gibi faktörleri daha verimli kontrol edebilme
  • Daha verimli ve programlı bir ders çalışma
  • Hedefe odaklanma sorunlarının aşılması

 

  1. Kiloları Sağlıklı ve Kalıcı Vermede
  • Hipnozla birlikte yeme alışkanlıklarınızı düzene oturtup daha sağlıklı ve düzenli beslenme sağlayarak, açlık, baş dönmesi, yaşamadan sağlıklı bir şekilde kilo verirsiniz.
  • Diyete başlarken daha kararlı adımlar atmanızı sağlayarak, sizin yokluğunu hissedebileceğiniz sıkıntıları ortadan kaldırarak kilo vermenizi sağlar.
  1. Sosyal Fobilerde
  • Hipnoz, toplum içine çıktığınızda insanlardan çekinme, korkma, ne söyleyeceğini bilememe, kendinizi düzgün bir şekilde ifade edememe, konuşma ananında heyecana kapılma, karşıdakini sıktığınızı düşünme, her an acaba bir hata yapar mıyım düşüncesine kapılma, bir hata yaptığınızda veya bir konuşmada hata yaprım korkusuyla, insanlar tarafından hor görülme, alaya alınma ve herkes bana gülecek korkusu gibi endişeleri olumlu yönde değiştirir.

 

  1. Bağımlılıklarda
  • Sigara, alkol, oyun, internet, gibi bağımlılıklarda

 

  1. Depresyonda
  2. Kaygılanma ve stresten dolayı oluşan duygu dozukluklarında
  3. Takıntılı kişilerin davranışlarını olumlu yönde değiştirme
  4. İş ve Sanat Hayatında
  • Stresin kontrol altına alınmasında
  • Herhangi bir işte oluşabilecek kaygının giderilmesinde
  • Yaratıcılığın artırılmasında
  • Projelerde özgünlüğü artırmada
  • Uyku problemlerinde
  • Sanatsal performansın artırılmasında
  1. Ağrısız Doğumda
  • Bilinçaltında oluşan doğum kaygısını giderilerek, doğumdaki kaygını giderilerek ağrının hissedilmemesinde


    Tüp Bebek Sürecinde

  • Hipnoz tüp bebek tedavi sürecinde işlemin olumlu yönde ilerlemesinde büyük rol oynar. Anne adayının embriyo nakli oluşturulması öncesindeki kaygının azaltılması, uyum sağlanmasında kullanılır.


    Cerrahi Müdahalelerde Hipno-anestezi Olarak

  • Anesteziye, narkoza alerjik reaksiyon gösteren kişiler hipnoz yardımıile etki altına alınır. Müdahale öncesinde kişinin kendini hazır hissetmesi, kaygılarının azaltılması ve müdahaleden sonra iyileşme süresinin daha hızlı bir şekilde ilerlemesinde önemli etkilere sahiptir.
  1. Diş Operasyonlarında
  • Diş çekiminden, protez dişin ağıza uyumuna, kanal tedavisinden, dişçiye karşı oluşmuş korkuya kadar bir çok durumlarda hipnoz kullanılır. Dişçiye gittiğiniz andan itibaren oluşacak dişçi koltuğu, diş iğnesi, korkusuna kadar tüm korkularda kişiyi rahatlatır.
  1. Alt Islatmada (Enürezis)
  2. Tikler, Kötü Davranış Alışkanlıkları
  • Tırnak Yeme, Saç Yolma, Parmak Emme, Göz Tikleri gibi durumlarda.
  1. Fobilerde
  • Uçuş Fobisi, Agorafobide, Klostrofobide, Karanlık, Hayvan, Asansör vb. fobik durumlarda.
  1. Hukukta
  2. Sporda
  • Performans artırıcı olarak, programlı antrenman, motivasyon-hedef-dayanıklılık, dikkat, beceri temini. İyi alışkanlıkların kazanılmasında (kendine bakma, diyet, uyku düzenlemesi vb…) Güçlü özgüven eldesi.
  1. Ağrı Kontrolünde
  • Diş, baş, karın vb. ağrılarda kontrolü sağlayıp ağrıyı dindirmekte.
  1. Uyku sorunlarında

Uykusuzluk, düzensiz uyku, fazla uyuma vb. uyku sorunlarında.

  1. Kekemelikte ve diğer konuşma bozukluklarında

Kekemelik gibi konuşmada sıkıntısı olan kişilerin konuşma sorunlarının düzeltilmesinde. Hızlı, aceleci konuşma, çok yayarak konuşma gibi konuşma sorunlarında.

 

  1. Psikojenik Cilt sorunlarında

Siğil, deri döküntüsü, sedef, yanık gibi cilt sorunlarında

24 Ağustos 2016

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN